Mehmet Akif Ersoy – Heyhat

Mehmet Akif Ersoy ‘ un Safahat şiir kitabını okurken güzel bir şiir dikkati mi çekti ve sizler ile paylaşmak istedim. 

Orjinal:

 Ne sinesinde Huda var , ne hatırında Nebi.
Zalam-ı Küfre gömülmüş Boyunca Laşe gibi!
Birer mezar-ı müebbed kesilmiş evlere bak:
Beş ayda kırık bini sönmüş ki yanmıyor tek ocak!
Sokak sokak dolaşan soyha:Vapesin feryad;
Derin derin duyulan ses:Enin-i istimdad,
Dışarda kendisi mahküm, içerde namüsu..
Esiri öldürüyor, bak ki,zulmün en koyusu!

Meriç’ le Tunca ‘ nın üstünde gördüğün kümeler
Nedir bilir  misin? Enkaz-ı tarumar-ı beşer!
Sarayiçi’ndeki biçareler ki hepsi kadın..
Kenara varmuş olan kısmıdır bu ecsadın’
Nazarlarında civarın enin-i muhtazarı;
Kucaklarında  birer na’ş-ı pare pare defin..
Ecelle ugraşıyor bir yıgın kemik.. Ne Hazin!
Yalın ayak,baş açık, bir paçavra sırtında;
Bu tamtakır adanın tamtakır muhitinde;
Acından ölmeye mahküm olan zavallıları,
Sular bıraksa da bulgar bırakmıyor dışarı!
Ne kurtulur , ne ölür.. Derde Bak,felakete bak:
Hayat? O hakkı değildir.Ölüm? Ölüm de yasak!

-Nedir şu karşıki vadiyi bir alev bürüyor;
Fakat yılan gibi yerlerde kıvranıp yürüyor?
-Nedir mi? Kükremesinden de bellidir: Arda..
-Ya imtidad-mehibince yükselen her ada?
-Mezar-ı sahibi binlerce gövdenin kafanın!
-Bu kıpkızıl derenin reng-i ateşini sakın,
Şafak Bulutlarının zılli olmasın?

 
Sadeleştirilmiş Hali:

 Be sinesinde Huda var , ne hatırında Nebi..
Küfür karanlığına gömülmüş boyunca leş gibi!
Birer edebi mezar kesilmiş evlere bak:
Beş ayda kırk bini sönmüş ki yanmıyor tek ocak!
Sokak sokak duyulan çığlık : ölenlerin son cığlıkları
Derin derin duyulan ses: İmdat inleyişleri.
Dışarda kendisi mahküm , içerde namusu..
Esirleri öldürüyor , bak ki , zulmün en koyusu!

Meriç’le Tunca ‘ nın üstünde gördüğün kümeler
Nedir bilir misin? Darmadağınık insan cesetleri!
Sarayaiçi’ndeki çaresizler ki hepsi kadın..
Kenara vurmuş olan kısmıdır bu cesetlerin!
Bkışkarında sönen gözlerin sönük bakışkları;
Kulaklarında çevredekilerin can çekişen inleyişi:
Kucaklarında birer paramparça bir ceset gömülü..
Ecelle ugraşıyor bir yığın kemik.. Ne kadar hüzünlü!
Yalın ayak , baş açık , bir paçavra sırtında;
Bu tamtakır adanın tamtakır çevresindeki;
Acında ölmeye mahküm olan zavallılar,
Sular bıraksa da bulgar bıramıyor dışarı!
Ne kurtulur , ne ölür.. derde bak felakete bak:
Hayat? O hakkı değildir. Ölüm? Ölümde yaka!

-Nedir şu karsı ki vadiyi bir alev bürüyor;
Fakat yılan gibi yerlerde kıvranıp yürüyor?
-Nedir mi? Kükremesinden de bellidir:Arda..
-Ya heybetle uzanırken üzerinde yükselen bir ada?

Benzer Yazılar

    Yorum Yapın

    Copyright © 2009 Blog4.org · Tüm Hakları Saklıdır · Tema Türkçeleştirme Blog4.org Tarafından Yapılmıştır
    Fragmani.org